Henüz 3 aylıkken epilepsi tanısı konulan Elifsu Kendirci’nin yaklaşık 8 yıl boyunca ilaçlarla kontrol altına alınamayan nöbetleri, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde uygulanan tedavinin ardından belirgin ölçüde azaldı.
Gaziantep’te yaşayan Kendirci ailesinin 5 çocuğundan en küçüğü Elifsu’ya, henüz 3 aylıkken epilepsi tanısı konuldu. Yaklaşık 8 yıl boyunca tedavisi aksatılmamasına rağmen nöbetleri kontrol altına alınamayan Elifsu, “dirençli epilepsi” ön tanısıyla Gaziantep’ten Ankara Bilkent Şehir Hastanesine yönlendirildi.
Hastanede yapılan video elektroensefalografi (EEG) incelemeleri ve diğer tetkiklerin ardından Elifsu’nun durumu, çocuk nörolojisi ve beyin cerrahisi uzmanlarının yer aldığı konseyde değerlendirildi. Beyninin geniş alanlarında nöbet odakları bulunduğu belirlenen Elifsu’ya, sağ ve sol beyin yarım küreleri arasındaki nöbet yayılımını sınırlandırmak amacıyla ‘korpus kallozotomi’ ameliyatı uygulanırken, tespit edilen diğer nöbet odağı da cerrahi yöntemle çıkarıldı.
Tedavinin ardından nöbet sıklığı azalan Elifsu’nun konuşma, yürüme ve görme becerilerinde de ilerleme kaydedildi. Elifsu’nun annesi Özlem Kendirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tedavi öncesinde kızının nöbetlerinin bazen günde 10’a ulaştığını söyledi. Kendirci, Elifsu’nun tedavisini hiç aksatmadıklarını belirterek, “Elifsu buraya geldikten sonra her şey değişti. Daha sakin oldu. Tedaviden sonra güzel konuşmaya başladı. Daha önce doğru dürüst yürüyemiyor ve konuşamıyordu. Şimdi kullandığı kelimeler arttı” dedi.
Baba Salih Kendirci de tedavi sonrası kızındaki gelişmenin kendilerini mutlu ettiğini dile getirerek, “Elifsu’nun bu duruma geleceğini söyleselerdi inanamazdım. Nöbetleri azaldı, konuşması, yürümesi ve görmesi düzeldi. Hocalarımıza inandık ve güvendik” diye konuştu.
‘Desteksiz ayakta durmakta zorlanıyordu’
Çocuk Nöroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, Elifsu’nun 6-7 ay önce Gaziantep’ten ‘dirençli epilepsi’ ön tanısıyla görev yaptığı hastaneye yönlendirildiğini söyledi. Dirençli epilepsinin ‘nöbet tipine uygun en az 2 ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbet kontrolünün sağlanamaması’ olarak tanımlandığını belirten Kurt, Elifsu’nun da bebeklik döneminden itibaren çok sayıda ilaç kullandığını ancak nöbetlerinin kontrol altına alınamadığını anlattı.
Kurt, Elifsu’nun sık nöbetler nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını ve desteksiz ayakta duramadığını ifade ederek, hastayı ilk değerlendirmelerin ardından çocuk video EEG ünitesine yatırdıklarını kaydetti. Video EEG ünitesinde beynin elektriksel aktivitelerinin kaydedildiğini ve hastanın eş zamanlı kamera sistemiyle izlendiğini dile getiren Kurt, 3 ila 5 gün sürebilen kayıtlarla nöbetlerin özelliklerini ve mümkünse başlangıç bölgesini tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.
Kurt, video EEG kayıtları, klinik bulgular ve beyin MR görüntülerinin geniş bir ekip tarafından değerlendirildiğini, epilepsi cerrahisinin hasta için uygun olup olmadığının çocuk nörolojisi ve beyin cerrahisi uzmanlarının katıldığı konseyde kararlaştırıldığını anlattı. Ameliyatın ardından nöbetlerin tamamen sona ermesinin beklenmemesi gerektiğine dikkati çeken Kurt, “İlerleyen dönemde hastalarımızın yaklaşık yüzde 60-70’inde nöbet sıklığı ve şiddetinde azalma görüyoruz” bilgisini verdi. Prof. Dr. Kurt, ilaç tedavisinin de ameliyatın hemen ardından sonlandırılmadığını, hastanın klinik durumu ve EEG sonuçları izlenerek genellikle 1-2 yıl sonra tedavi planında değişikliğe gidilebildiğini kaydetti.
‘Epilepsi cerrahisi tek tip bir ameliyat değildir’
Pediatrik Beyin Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Harun Demirci ise uygun ilaç tedavilerine rağmen nöbetleri devam eden çocuklarda cerrahi ve nöromodülasyon seçeneklerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Video EEG kayıtlarının, klinik bulguların ve ayrıntılı beyin görüntülemelerinin çocuk nörolojisi, pediatrik beyin cerrahisi ve nöroradyoloji uzmanlarından oluşan multidisipliner epilepsi konseyinde birlikte incelendiğini belirten Demirci, hastaya uygulanacak yöntemin bu değerlendirme sonucunda kararlaştırıldığını ifade etti.
Demirci, epilepsi cerrahisinin her hastada aynı şekilde uygulanmadığını vurgulayarak, “Epilepsi cerrahisi tek bir ameliyattan ibaret değildir. Öncelikle nöbetlerin güvenli biçimde çıkarılabilecek belirli bir odaktan mı başladığını, yoksa beynin daha geniş alanlarını etkileyerek mi yayıldığını ortaya koyuyoruz. Ardından konseyimizde her çocuk için ayrı bir tedavi planı oluşturuyoruz” dedi.
Tek ve çıkarılabilir bir nöbet odağı ya da lezyon bulunması durumunda bu bölgenin cerrahi olarak çıkarılabildiğini anlatan Demirci, sözlerini şöyle noktaladı:
“Nöbetlerin geniş bir ağdan kaynaklandığı veya bir beyin yarım küresinden diğerine hızla yayıldığı bazı hastalarda tek bir odağı çıkarmak mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda korpus kallozotomi gibi bağlantı kesici ameliyatlarla nöbetin iki yarım küre arasındaki yayılımını sınırlandırmayı amaçlıyoruz. Buradaki hedefimiz, nöbetlerin özellikle düşmeye, yaralanmaya ve gelişimsel kayıplara yol açan etkilerini azaltmaktır.”
The post 3 aylıkken ‘epilepsi’ tanısı kondu! 8 yıllık mücadele: ‘Tedaviden sonra konuştu’ first appeared on .

